Açıklama
Şeref Toplu’nun “Acıyaman” adlı şiir kitabı, hayatın içinden süzülen duyguları yalın bir dille anlatıyor. Şairin kendi deyişiyle “kıçı kırık dizeler”, aslında içten ve samimi bir söyleyişin kapılarını aralıyor.
Bir kahve molasında yazılmış gibi duran satırlardan, gece yarısı iç hesaplaşmalarına uzanan şiirler, günlük hayatın sıradan anlarını şiire dönüştürüyor. Kimi zaman bir aşk mektubunun samimiyetiyle, kimi zaman sokaktan yükselen bir isyan çığlığıyla karşılaşıyoruz bu sayfalarda. Yaşanmışlığın izleri, her dizenin altından sızıyor.
“Tanrı”, “Matematik”, “Mekatronik Mühendisi” gibi şiirlerde hayatla dalga geçen bir ses tonuyla karşılaşırken, “28 Kasım” ya da “Kal Bu Gece Yarın Yine Gidersin” gibi şiirlerde yüreğimizin tam ortasına düşen dizelerle sarsılıyoruz. Toplu, kelimeleri süslemeden, doğrudan ve içtenlikle kullanıyor.
Sokak ağzını, gündelik konuşmaları, hatta zaman zaman argoyu bile şiire taşımaktan çekinmeyen şair, bu samimiyetiyle okuru da rahatlatıyor. Bazen bir kahvehanede, bazen bir otobüs durağında, çoğu zaman da kendi odamızda geçen bir hesaplaşmanın ortasında buluyoruz kendimizi.
İçten bir sesin, kimi zaman hüzünlü kimi zaman asi, ama her zaman samimi bir şekilde aktığı bu şiirler, okuru gündelik hayatın içinden bir yolculuğa çıkarıyor. Her sayfada biraz daha derinleşen bu yolculuk, şairin iç dünyasından bizim dünyamıza uzanan samimi bir köprü kuruyor.




Fatma Toplu –
Çok güzel bir kitap 🥰
Atilla –
Harika bir kitap
Şeref TOPLU (doğrulanmış kullanıcı) –
Çocuktum,bakkalımızda Che’nin o meşhur bereli resmini gördüğüm de gazetede,orta okuldaydım.Bu adam kimdi neciydi ne kadar mütebessimdi ? Anlamazdım sonra bir gün enişte beyin otomobilinin teybinde başka bir adamla tanıştım.Bu adam türkü diye yürek yakıyordu sonradan anladım.Sesi o kadar gür ve toktu ki hayran kaldım ufacık yaşımda beni derinden etkiledi.Bağlama yerine yüreğime vuruyordu sanki.Sonra yıllar geçti bir kızla tanıştım üniversiteyi daha yeni kazanmıştım bu kız,yanaştı yüreğime önceleri tatlı tatlı sonra anladım ki en büyük zehir tatlıydı ! Sanki yaşamamıştım sanki doğmamıştım ondan önce bu kızla konuşurken zaman mekan kavramı yoktu dünya ikimize dönüyor önümüzde duruyordu akrep ve yelkovan.Yirmi yaşımdaydım okul,dersler ve o,mükemmel bir üçlü olmuştu beni delirtmek için sonra şiire sığındım şiir,dizeler az da olsa yaralarımı sardı ve şimdi buradayım olmaz ama belki gün gelir ve okursan bu satırları adresim ve yerim aynı Yaralılar Müzesi Kırık kalpler sokağı…