Açıklama
Necati Kavlak’ın ikinci şiir kitabı “Kelepçe İstemem” şairin özgür ruhunu ve bağımsız düşüncesini yansıtan eşsiz bir eser. Geleneksel kalıpları reddederek kendi yolunu çizen, ölçü ve kafiye gibi sınırlamalara bağlı kalmayan bir yaklaşım sergiliyor.
Şiirlerinde, doğanın güzellikleri, aşk, özlem, toplumsal konular gibi çeşitli temalar işleniyor. Ancak tüm bunların ötesinde, şair, fikri, vicdanı ve irfanı hür bir birey olmanın önemini vurguluyor. Okurunu da bu özgürlük yolculuğuna davet ediyor.
Şiirlerindeki özgün dil ve üslup, Necati Kavlak’ın kendine has bir şiir anlayışına sahip olduğunu gösteriyor. Geleneksel kalıpların dışına çıkarak, sınırları zorlayan bu eser, şiir severlere yeni ufuklar açacak.
“Kelepçe İstemem”, özgürlük ve bağımsızlık arayışının şiirsel ifadesi. Okurken, kendinizi de özgürleşmiş hissedeceksiniz.




Hayal –
Okur yazarsanız ve şiirle dostsanız Necati Kavlak Eseri “Kelepçe İstemem ” Kitabını okumalısınız?
İlk Şiir “Kelepçe İstemem” sizi özgür olmaya davet ederken her sayfadaki şiir ayrı ayrı yolculuğa
çıkartıyor.
Mesela Öğretmenim Şiirini mutla okumalısınız. Köyde doğmuş büyümüş bir çocuk ilk okula kendi
kaydını yaptırıyor ve o anısı dile getiriyor.
ÖĞRETMENİM
Sende hatırlıyor musun öğretmenim
Ürkek bir güvercin gibi
Okula geldiğim ilk günü
Yeni bitirmiştin okulunu
Atandığın ilk mektepti
Kapısının önünde durduğun
Beş sınıflı
Tek öğretmenli
Köy okulu
Kuşluk vakti
Güneşe karşı dimdik ayaktaydın
Kim bilir
Dikilirken aklından neler geçiyordu
Belki
Karşı yamaçtaki köyüne bakıyordun
Üzerinde kahverengi takım elbise
Beyaz bir gömlek
Ve yakanda kırmızı kravat vardı
Bu görüntüler
Aklıma çelik çiviyle çakılmış
Bizim köy İstanbul’a benzer
İstanbul yedi tepe üstüne kurulmuş
Bizim köy ise
Sırtını yedi vadide
Yedi tepeye yaslamış
İlkokul çağına yeni gelmiştim
Kayıt yaptırmaya bi başıma gittim
Yığma taş duvarla çevrili okul bahçesine
Çardak kapısından ürkerek girdim
Ne diyeceğimi bilmeden stabilize yolda yürüdüm
Yanına birkaç adım yaklaştığımda
Gözlerinin içi gülüyordu
Kayıt olmaya mı geldin diye sordun
Ben o zaman sapına kadar köylüydüm
İstanbullu bir çocuk gibi
Evet, hayır demesini bilmiyordum
Başımı öne eğdim
Evet, yerine iki kere salladım
Sonra he (hıı) dedim
Sen önde
Ben arkanda
İlk defa gördüğüm
Sıraların ucundaki öğretmen masası yanına
Peşin sıra geldim
Adın ne
Kimin oğlusun
Kaç yaşındasın
Sorularına
Yanaklarım al al
Nasıl cevap verdiğimi hatırlamıyorum
Tamam, kayıt oldun
Selam söyle babana derken gülümsedin
Bütün dünya benimdi
Sevinçten uçtum
Ayaklarım yere basmadan
Koşarak eve düştüm
Yanlışım eksiğim varsa siz düzeltin be öğretmenim
Hayal Denizi
23.11.2021
İsterseniz Öğretmenimi okuduktan sonra geçmişe bir yolculuk yapıverin.