Açıklama
Benden sonra çocuklar hep şen kahkahalar atacak…
Bu, Aleyna Aden Altındaş’ın yaşamla mücadelesinin yolunun sonunda kaldığı söz. Şiirlerim’de, acı ile umut arasında dalgalanan bir varlık, kendi benliğini keşfetme arzusu ve yitirilen sevgililer için verilen yaşam sayılmasının çabası birleşir.
Yirmili yaşlarında babasını kaybetmiş olan şair, bu kayıpla yazma sanatını tanır. Her şiir, yaşama dönüş çabası, kendimizi hatırlatma seçeneğidir. “Kendime” ile başlayan yolculuk, ölüm ve aşkın farklı biçimleri, çocuklara duyulan acı sorumluluk, verilen ama karşılık görmediği sevgi ve kendimizin içinde bulduğumuz beklenmedik kuvvetler arasında gidip gelir.
Cemal Süreya, Asafça, Tanpınar – başlıca Türk şairleri, bu kitapçığın arka duvarında yan yana durur. Altındaş onlardan öğrenmiş, kendi sesini bulmuştur. Dili açık ve anlaşılır, ama derinliği ve hassasiyeti, sade cümlelerin arkasında yılların deneyimini taşır.
Kitapçıkta, aşk tek bir biçim değildir. Haziran akşamlarında yazılan sevda, başka birinin mutluluğu için feda edilen hisler, babaya duyulan şeffaflık, çocukların masumiyeti karşısında duyulan çaresizlik – her duygusal renk kendi şiirini bulur.
“Baba” şiirindeki Peyami Safa alıntısı – ölüm bir eve girince, sağ kalanları da biraz öldürüyor – kitapçığın ortasında bir ayna gibi durur. Ama bu ayna, kırılganlığı gösterdikten sonra, okuyucu “Olsun” şiirindeki dirilişi, “Yakamda Onur” şiirindeki karanfili bulur.
“Şiirlerim”, suskunluk duvarına çatlak düşürmek isteyen, ama hiçbir zaman ümidi kesmemiş bir şairin sesini taşır. Çünkü Aleyna Aden Altındaş, sonsözünde söyler: “Ömrüm oldukça susmayacağım.”




Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.